AGAM'dan İlkler

Ülkemiz arıcılığına AGAM’ın pratikte sağladığı katkılar ve öncülük ettiği yenilikler nelerdir?

AGAM’ın geliştirdiği uygulamaları ve arıcılığa kazandırdığı ilkleri aşağıda özetlemek mümkündür:

  • Kovanlarda şeffaf naylon kullanımı
  • Kışın kovanlara koruyucu kılıf giydirilmesi
  • İzolasyonlu ve standart kovanlara uyumlu ana arı kovanı tasarımı
  • Kovan ısıtma sistemi
  • Anadolu arısı Marmara ekotipinin seleksiyonu ve korunması


Kovanlarda Şeffaf Naylonun İç Kapak Veya Örtü Bezi Olarak Kullanılması

AGAM’ın ülkemiz arıcılığına sağladığı katkılar arasında en dikkat çekici yeniliklerden biri, kovanlarda şeffaf naylonun iç kapak veya örtü bezi olarak kullanılmasıdır. Türkiye’de uzun yıllar boyunca kovan iç kapakları genellikle şeker ve soğan çuvalları ya da eklemeli tahta parçalarıyla kapatılmıştır. Bu yöntem, özellikle kış aylarında kovan içindeki besin ve arıların durumunu kontrol etmeyi güçleştirmiştir.

2002 yılında İngiltere’nin Cardiff şehrinde Uluslararası Arıcılık Derneği (IBRA) tarafından düzenlenen bir toplantı sırasında yapılan arılık ziyaretlerinde, bir arıcının kovanı şeffaf cam ile kapattığı görülmüş ve bu uygulama AGAM için ilham kaynağı olmuştur. Bursa’da şeffaf plastik camın yüksek maliyeti nedeniyle şeffaf naylon tercih edilmiştir. İlk denemelerde bazı kovanlarda nem sorunu yaşansa da, yaygın kullanım sonrasında kekin nemi absorbe ettiği ve nemin arılar tarafından değerlendirildiği gözlemlenmiştir.

Başlangıçta arıcılar naylon kullanımına karşı çıkmış, ancak zamanla bu yöntemin kovanlarda ısı kaybını azalttığı, besin ve arı kontrolünü kolaylaştırdığı ve arıların kıştan daha güçlü çıktığını göstermesiyle kabul görmüştür. Günümüzde Türkiye’de birçok arılıkta naylon kullanımının yaygınlaşması, AGAM’ın arıcılığa kazandırdığı önemli bir yenilik olarak değerlendirilmektedir.

                                                                          

Kovanlara Kışın Yağmur ve Rüzgâr Koruması Olarak Kılıf Giydirilmesi

Arıcılıkta kovanların kış koşullarına karşı korunması, koloni sağlığı ve verimliliği açısından kritik bir uygulamadır. Bu bağlamda, AGAM tarafından geliştirilen yöntemlerden biri, kovanlara kış aylarında yağmur ve rüzgâr koruması amacıyla kılıf giydirilmesidir.

ABD’nin kuzey bölgelerinde ve Kanada’da kovanların kışın naylon veya streç film ile sarıldığı bilinmektedir. Bu uygulamadan hareketle, ülkemizde benzer bir koruma yöntemi geliştirilmiştir. Streç film yalnızca tek kullanımlık olduğundan, alternatif olarak balkonlarda kullanılan kalın plastik malzeme tercih edilmiştir.

Bursa Uludağ Üniversitesi kampüsünde yürütülen denemelerde, özellikle dört çerçevenin altında bulunan zayıf kovanlarda bu yöntemin oldukça etkili olduğu gözlemlenmiştir. Güçlü kovanlarda ise etkisi daha sınırlı olmakla birlikte, besin tüketimini azalttığı tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, kovanlara kışın koruyucu kılıf giydirilmesi, özellikle zayıf kolonilerin kış koşullarına karşı dayanıklılığını artıran ve besin tüketimini optimize eden bir yöntem olarak değerlendirilmektedir.





İzolasyonlu ve Standart Kovanlara Uyumlu Ana Arı Kovanı Tasarımı

İzolasyonlu ve standart kovanlara uyumlu ana arı kovanı tasarımı, ilk kez 2005 yılında Almanya’da Goethe Üniversitesi Arıcılık Enstitüsü (Frankfurt) ziyaretimiz sırasında gündeme gelmiştir. Araştırmacı olarak bulunduğumuz dönemde, ana arı üretimi yapan bir arıcının strafor kovanlarda arıları kare biçimli ve iki katlı olarak kışlattığını gözlemledik. Bu kovanlar, mini strafor kovanlardan daha büyük olmakla birlikte standart çerçeve yerine özel ölçülerde tasarlandığından, standart kovanlarla uyumlu değildi. Dolayısıyla yalnızca kendi sistemleri içerisinde çerçeve değişimi yapılabiliyordu.

Bu gözlemden hareketle AGAM’da, standart çerçevelerin yarısı ölçüsünde ve plastik birleştirme aparatı ile iki parçanın birleştiğinde standart kovana uyum sağlayabilecek şekilde izolasyonlu kovanlar tasarlanmıştır. Bu tasarımın üretimi Kadri Köroğlu tarafından gerçekleştirilmiş, ardından ülke genelinde satışa sunularak yaygınlaşması sağlanmıştır.

Bugün Bursa’nın Nilüfer ilçesinde bulunan Arı Evi’nde, bu kovanlar arı kovan müzesi bölümünde duvar kovanlarının yanında sergilenmektedir. Her ne kadar zamanla eskimiş olsalar da, ülkemizde farklı şekil ve ebatlarda satışa sunulan bu kovanlar, arıcılıkta önemli bir yenilik olarak değerlendirilmektedir.

                                                                       

       
Kovan Isıtma Sistemi

Türkiye arıcılığında sıkça dile getirilen “Arı soğuktan ölmez” ifadesi, farklı bakış açılarına göre değişen bir yorumdur. Eğer kovanda arı mevcudu yüksek, arılar sağlıklı ve genç ise ve yeterli besin bulunuyorsa koloniler kış koşullarına karşı daha dayanıklı olabilir. Ancak bu durum, arıların soğuktan ölmeyeceği anlamına gelmemektedir.

AGAM’da yürütülen uzun süreli çalışmalar, bu sözün mutlak doğruluğunu sorgulamış ve her canlının olduğu gibi arıların da soğuktan ölebileceğini deneysel olarak ortaya koymuştur. Beş yıl süren araştırmalar sonucunda, ısıtılan ve ısıtılmayan kovanlar arasında belirgin farklılıklar gözlemlenmiştir. Bu bulgular, AGAM tarafından geliştirilen yeni kovan ısıtma sisteminin arıcılığa kazandırılmasına yol açmıştır.

Çalışmalar göstermiştir ki, kış aylarında bazı kolonilerin soğuk nedeniyle kaybedildiği, buna karşı alınan önlemlerin ise hem bal tüketimini azalttığı hem de kovan kayıplarını düşürdüğü belirlenmiştir. Bu nedenle arıcıların kışın mümkün olduğunca soğuğa karşı koruyucu önlemler almaları tavsiye edilmektedir.

Bu araştırmanın sonuçları, 2023 yılında International Journal of Biometeorology dergisinde yayımlanarak uluslararası bilim camiasına sunulmuştur.

 

Anadolu Arısı Marmara Ekotipinin Seleksiyonu ve İzole Koşullarda Korunması

Balıkesir’in Marmara Adası’nda uzun yıllar boyunca yürütülen çalışmalar, varroa parazitine karşı direnç geliştirme konusunda beklenen başarıyı sağlayamamıştır. Bununla birlikte, hızlı gelişim gösteren, kireç hastalığı ve yavru çürüklüğüne karşı nispeten dayanıklı, aynı zamanda yüksek verim potansiyeline sahip arı hatları elde edilmiştir.

Bu hatların en dikkat çekici özelliği, arı ailelerinin kışı ortalama beş çerçeve ile geçirmelerine rağmen ilkbaharda çok hızlı bir gelişim göstermeleri ve Mayıs ortasında üçüncü katı talep edecek düzeye ulaşmalarıdır. Ayrıca bu hatlarda oğul eğiliminin oldukça düşük olduğu belirlenmiştir.

Son yıllarda yapılan arı sütü üretim çalışmalarında ise bu hatlardan beklenenin üzerinde verim elde edilmiş, araştırmaların halen devam ettiği rapor edilmiştir.

 

 




Bilgi

Okunma Sayısı: 173
Eklenme Tarihi: 24.12.2025
Güncelleme Tarihi: 5.01.2026 10:42:26

Paylaş